12 Aralık 2012 Çarşamba

BİR CİN ŞİİR* BİR CİN FIKRA



Bir Cin Şiiri
Davacı zengin, davalı yoksulsa
Zenginden yana işler yasa

Davacı yoksul, davalı zenginse
Davalıda kalır yine nizalı arsa

Davacı da davalı da zenginse davada
Özür diler çekilir aradan kadı

Davacı da davalı da yoksulsa, bak,
Sade o zaman işte yerin bulur hak

Can Yücel
Münir Özkul ,İsmail Dümbüllü iki güldürü ustamız


     Şiiri okuyunca çocukluğumda aile büyüklerimden sık sık duyduğum fıkra gibi yaşanmış olay aklıma geldi. Adını Ben de Can Yücel'in  "Cin Şiir"  den esinlenip "Cin Fıkra" koydum. Olayı yaşayan  Emine Teyzeyi( Mahallede Emine Molla Teyze) ben yaşlılığında tanıdım. Çok komik kadındı;  yaşadıklarını dogal olduğu gibi anlatırdı biz gülerdik ,O gülmezdi .Eskilerin dediği gibi saf ,temiz kalbli idi. Anneannemin arkadaşı , sık sık ziyaretine gelirdi. Hiç çocuğu olmamış ama farklı yaşlarda üç çocuk , büyütmüş hayata kazandırmıştı. 

     O'nun pazar ,düğün , mahkeme maceraları  kulaktan kulağa fıkralaşmıştır. Emine Teyzeyi ellili yılların başında  mahkemede şahit yazdırır komşusunun biri (Onun değimi ile isbat...) iki komşu arasında toprak alışverişi yüzünden anlaşmazlık çıkmıştır, olay mahkemede çözümlenecektir. Mahkeme günü sabahı Emine Molla Teyzeyi  sabah erkenden kaldrırlar,  yürüye yürüye hükümet konağındaki Mahkeme salonuna götürürler.

      Emine teyzem kahvaltı edememiştir ,şahit yazdıran komşusu beş kuruşluk bir simit alır sabah kahvaltısı yerine yedirir...Mahkemede duruşma sırası gelir, şahit Emine teyzeyi çağırır mübaşir ,teyze salona girer. Hakimin karşısındadır ;hakim sorar adın ne, soy adın , ana baba adın ne? Emine Teyzede ses seda yok, yanıt vermez. Tekrar sorar Hakim  Emine Tayzeye ; O bir tavana , bir tabana bir de hakime bakar , yutkunur bir daha yutkunur. Sonunda der ki" tavan da çok güzel,taban da çok güzel ,oturduğun yer de çok güzel . A ! oğlum burası anandan mı kaldı babandan mı kaldı ? pek gözel oturmuşsun ,çok yakışmış o koltuk!"...

       Salonda bulunan herkes afallar, birbirlerinin yüzüne bakakalırlar. Hakim akıl sağlığı yerinde değil  diyerek Emine Teyzenin  şahitliğini ret eder .Mahkeme karşı tarafın lehine sonuçlanır. Şahitlik yazdıran ailenin kadını mahkame çıkışında Emine Teyzeye çıkışır; "ah ne yaptın ne yaptın!" Emine Teyze hiç birşey olmamışcasına gayet sakin derki "Sabah yayan yürüttünüz yoruldum, karnım açıktı beş kuruşluk simiti reva gördünüz ,işte beş kuruşluk simitin ispatlığı bu kadar olur! "  

  Ah !Cin Emine Teyzem benim ,niyetinin sadece açlığını gidermek olduğunu o günlerde çocuk aklımla biliyordum...Saygı ile anıyorum ,rahmetle...

Arzu Sarıyer


5 yorum:

lale dedi ki...

Emine teyze nurlar içinde yatsın...
Doğru demiş, aç karnına o kadar olmuş demek ki:)

ali zafer sapci dedi ki...

Emine Teyseler o kadar çok ki.

hasret senfonileri dedi ki...

AH!!! inşallah o -s- harfi yanlışlıkla yazılmıştır -Z- harfinin yerine.. ya da günün modasına uyulma çabası ile ironik bir yaklaşımda bulunulmuştur.. Özür dilerim Arzuum yorumdaki yanlışlık hele hele kasıtlı da olsa Alizafer Sapçı gibi bir üstad tarafından yapılınca insan dediğini de diyeceğini de unutuyor..

Güzel bir anımsama yazı idi .. Özlemişim yazılarını...

Hayat Mutfakta Guzel dedi ki...

çok tatlıymış Emine Teyze...

Dostbahcesindenlezzetler dedi ki...

Ne kadar guzel bir paylasim olmus, tesekkurler..