8 Mart 2011 Salı

EKMEK VE GÜL

                 

 EKMEK VE GÜL


Yürüyoruz yürüyoruz, günün aydınlığında

Donuk fabrika bacalarına, yoksul mutfaklara

Çarpıyor sesimiz ve birden parlayan

Bir ışık gibi ulaşıyor insanlara

“Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!”

Yürüyoruz yürüyoruz, erkekler için de yürüyoruz

Çünkü hâlâ bizim oğullarımızdır onlar

Ve biz hâlâ analık ederiz onlara

En zorlu iş, en ağır emek

Ve çalışmak doğuştan mezara dek

Ve böyle sürüp gitsin istemiyoruz

Yaşamak için ekmek

Ruhumuz için gül istiyoruz!

Yürüyoruz yürüyoruz kol kola

Saflarımızda ölüp gitmiş arkadaşlarımız

Ve türkümüzde onların kederli “Ekmek!” çığlıkları

Çünkü bir köle gibi çalıştırıldı onlar

Sanattan, güzellikten, sevgiden yoksun

Biz de bugün hâlâ onların özlemini haykırıyoruz

İş ve ekmek istiyoruz

Ama gül de istiyoruz

Yürüyoruz yürüyoruz, yan yana, güzel günler adına

Kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz

Paydos bundan böyle köleliğe, aylaklığa

Herkes çalışsın, bölüşülsün kardeşçe, yaşamın sundukları

İşte bunun için yükseliyor yüreklerimizden

Bu ekmek ve gül türküleri

Ve yineliyoruz hep bir ağızdan

“Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!”

James OPPENHEIM

Çeviri: Metin DEMİRTAŞ


Bilindiği gibi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 8 Mart 1857'de Chicago'da yanarak ölen kadın tekstil işçilerinin anısına Clara Zetkin'in önerisi ile Dünya Emekçi Kadınlarına armağan
edilmiş bir gündür.

Daha insanca iş ve yaşam koşulları için hayatlarını kaybeden bu kadınlar, kadınların eşit ve özgür bir dünya taleplerini canlı tutmalarının temel dayanaklarından olmuştur. 8 Mart, oy hakkı, sendikalaşma ve eşit işe eşit ücret gibi taleplerle yola çıkan kadınların mücadelesinin bir ürünüdür.

Kadınlar bugünde dünyanın her yerinde varlığını anlatmak,bir büyük insanlık savaşını yitirmemek için direnmekte,emek harcamaktadır.Emek sadece fabrikalarda değil,hayatın her alanında kadınlarla özdeşleşen bir kavramdır.Bu nedenle 8 martlar sanılanın aksine bir kutlama günü değil saygı duruşu ve kendimizi sorgulama günüdür.

Bugün kadınlığını şevkat ve emeği ile yüceltmiş;yoz hoyrat ellerin altında yaşama direnmiş ve direnmekte olan kadınlarımızın günüdür.

Bugün sevgililer günü gibi,kadınlara narin bir çicek gibi,kırılmaması gereken bir biblo gibi davranılan hediyeler verilen bir gün değildir.

Bugün tüm dünyada sırf kadın olduğu için sömürülen,toplumun her kesiminde çalışan ,emeğin ve alınterinin damla damla süzüldüğü kadınlarımızın günüdür.

Cinsiyetçi politikalarla,kadının çalışma ve aile yaşamındaki ve siyasal yaşamındaki durumu gün geçtikçe gerilemekte ve kısırlaştırılmaktadır..Töre cinayetleri,taciz,cinsel ve her türlü toplumsal şiddet cinsiyetçi ve ayrımcı yaklaşımların kadınlar üzerindeki ezici etkisini çok daha çarpıcı biçimde göstermektedir.

Bugün dişi doğmuş olmanın meziyet sayıldığı küflü bilinçlerden ve onların yaptıklarından apayrı,onların düşlerinde bile göremiyecekleri bir yaşam sevinci simgeleyen saygı duyulacak bir gündür..

Arzu

1 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Bir çok kadının yazdıklarınızı okumasını isterdim. Dostlukla.