3 Temmuz 2010 Cumartesi

İKİ TEMMUZ SİVAS




İki temmuz demek Sivas demek

Sivas demek otuz yedi can demek

Otuz yedi can Madımak demek

Sivas'ta Madımak'ta yakılan otuz yedi can.

Ozan A.Kadir Paksoy "Yaralı Temmuz"demiş temmuza
.................

Bugün iki temmuz

İki temmuz dendikçe kanıyor içim

söylesem olmuyor

Söylemesem olmuyor

Yakılmış çocuklar sarılıyor ellerime

ne kundağa beleniyor

Ne beşiğe konuyor
.........................
2 temmuz 1993 tarinden bugüne her iki temmuzda kavurucu yaz sıcağında yüreğim yanar,yanar.İlk çocuğumun doğum günüdür 2 temmuz.1993 yılı öncesi gibi doğum günleri kutlayamam.37 yanan canı anarken unutuyorum kızımın doğum gününü.

2 temmuz Sivas Madımak yangınını anlatan yüzlerce kitap,dergi,şiir yazıldı. Pek çoğunu okudum .Ama her 2 temmuzda öner Yağcı'nın "Sivas'ı Unutmak" kitabını tekrar okuyorum Sivas'ı unutmamak için.

Diyor ki Öner Yağcı""Pir Sultan'ın diyarındaki yangının alevleri hala yakıyor yüreğimizi. Alçalıyoruz. Milyonlarca yıldan bu yana ayağa kalkıp yükselen insan adını lekeledik bir daha. İnsan olmaktan utanıyor, yaşamdan tiksiniyoruz. Kimin yarası yok söyleyin?Kim kanamıyor?Kimin acımıyor yüreği? Kimin "Sivas" değince"2 temmuz"değince ürpermiyor vücüdu? Sivas yangını unutulur,ya Sivas'ta yanmak?Unutma hakkımız var mı?bence yok.Bağışlama hakkımız var mı?Bence yok .Eğer unutmazsak yaşamı hak ederiz.Unutma diyor haritalardan Sivas.Unutma diyor mezarlıklar, çocuklar ,bebelerimiz, geleceğimiz .Unutmayın ve anlatın diyorlar. Ben de anlattımYazdım dilimin döndüğünce ,yüreğim elverdiğince,bilincimle ve duyarlılığımla.Ve "Sivas'ı Unutmak"dedim tüm yazdıklarıma""

Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı yer olarak anımsamak varken ; Sivas seni böyle mi anımsayacaktık! Bunu sana layık görenlerden hesap bile soramadık .Neden , niçin, nasıl sorularımız uzayıp gitti, yanıtını bulamadık.

Çorum gibi ,Maraş gibi unutmayacağız Sıvas ve Madımak . Şimdiye kadar müzeye dönüştüremediğimiz Madımak ; bu utançla kebab salonu olmaya devam et.(son haberlerde müze olma durumu gündemde)Nasıl olsa tarih bir gün seni sergileyeçektir.

On yedi yıl önce aydınlıktan korkan yarasalar tarafından yakılarak yaşamlarını veda eden aydınlarımızı saygıyla anarken ,unutulmamaları en büyük umudumuz olmalıdır....

Arzu Sarıyer

12 yorum:

bilge dedi ki...

Sevgili gökçe7 içim acıyarak okudum yazını unutmak mümkün o karanlık dumanlı günü 2 temmuz yeğeniminde doğum günü bende onu ararken daha 12 yaşında yanan o erkek çocuğunun kutlayamadığı doğum günü gelir aklıma biliyorsun orda yananların en küçüğüydü o çocuk..İzmir karşıyaka belediyesi bir tepede dünya barış anıtının bulunduğu yerde madımak otelinde yanarak ölenlerin heykellerini yaptırmış belediyemizi burda bir daha kutluyorum sevgilerimle...

Guven dedi ki...

Acı,nefret, cehalet ve sürüler tozduman içinde koşuyor... Sivas,bir daha hiçbir zaman benim Sivasım olmayacak...

Buruk bakışlar,sürüye dur demeyişler ve bir avuç kötünün büyük iyiliği cayır cayır yakması...
Sevgili dost; çok acılı bir konu.Ama insan acılardan kaçmamalı tam tersi yüzleşmeli değil mi?

gökçe7 dedi ki...

Sevgili Bilge senin nesdinde İzmir'i kutluyorum.Her İki temmuzda 12 yaşındaki çocuktan 60 yaşındaki Asım Bezirci'ye otuz beş aydın,güzel insan için tekrar tekrar yanıyorum.

gökçe7 dedi ki...

Sevgili Güven;17 yıl önce ilk kızım daha 6 yaşında TV de dumanlar içinde Aziz Dede bildiği Aziz Nesin'i tanıyor sadece ,ısrarla soruyor neden niçin diye.Doğum gününü çoktan unutmuş.O'na o günü onun anlayamayacağı sözlerle anlatamak çok acıydı.Bugün 23 yaşını geride bıraktı ;aynen senin dediğini diyor bana:acılardan kaçma anne yüzleş.Evet kaçmıyorum yüzleşiyorum,dostum...

alizafersapci dedi ki...

Sizinle tanışmamı sağlayan yorumunuzdan sizi buldum , sayfalarınızı severek okuyorum. Selamlar.

gökçe7 dedi ki...

Çok teşekkürler Ali Zafer Bey;birbirinden değerli ve güzel yorumlarınız için.Dostca paylaşımlarda buluşmak ne güzel.Selamlar.

pasali dedi ki...

ozanların şehri sivas pirsultan aşık veysel gelin canlar bir olalım felsefesinin cıkış yeri kardeşligin beraberligin bir olmanın kenti kendi üsyüne böylebir kara lekeyi yakıştıramıyordur eminim icin icin sivas yanıyordur hala ama biz bu kirli oyunu daha öncede
yaşadık
maraşta
corumda dersimde
bize düşen unutturmamak yeni nesile aktarmak yobazlıgın cehaletin nederece pervasız oldugunu

uygarradikal dedi ki...

Her 2 Temmuz Türkiye'yi geriye götüren "tehlikesiz" adamların neler yapabileceğini bize bir kez daha hatırlatır. Bunlar ortada iken, halen bu katliama -doğrudan veya dolaylı- katılanlar bugün büyük güç sahibidirler.

Bazılarını bizzat tanıdığım 2 Temmuz şehitlerini hiç unutmayalım ; gericiliğe geçit vermeyelim.

Selamlar

gökçe7 dedi ki...

Teşekkürler pasali.Blog dünyasına hoşgeldin.Selam ve sevgiler.

gökçe7 dedi ki...

Unutmak mümkün değil Sevgili dostum uygarradikal.Tarihimizdeki bu kara leke kuşaklar boyu unutulacak gibi değil.Selamlar.

Anjelika dedi ki...

Sivas ve Madımak! Cumhuriyet tarihimizin utanç ve acı dolu sayfalarından biri. Gericiliğin, yobazlığın inanılmaz cüretiyle yanan canlar... :((

Unutmak mümkün mü? Lanet olsun o kara yobaz örümcekli beyinlere, kara gönüllere, yakan ellere, lanet olsun o tezgahı oluşturanlara, lanet olsun elinde devlet gücü olup da, olaylara engel olmak adına kullanmayanlara. Lanet olsun o kara olayda bir şekilde katkısı olanlara. Sadece yakanlar değil, her ne şekilde olursa olsun, olayları umursamayıp, gelişimini bazı önlemler alarak durdurmak ve güvenliği sağlamaktan aciz kalanlara da lanet olsun. O ateşleri yakanlar dilerim geceleri huzur içinde uyuyamıyorlardır, her gece o canlar rüyalarına giriyordur. Hepsine lanet olsun!

gökçe7 dedi ki...

Sevgili arkadaşım teşekkürler yorumun için.